30 Ağustos Zaferi’nin En Önemli Kahramanı Yıldırım Kemal’in Hikayesi Kısa Film Oldu!
30 Ağustos zaferinin 101. yılında Yıldırım Kemal'in gerçek hikayesi Petrol Ofisi'nin katkıları ve Sunay Akın'ın seslendirmesiyle kısa film oldu.
Yıldırım Kemal’in Hikayesi’yse şöyle:
Vatanı işgal edilince, veteriner hekim olmak için gittiği okulunu yarıda bırakıran Yıldırım Kemal, hiç tereddüt etmeden Mustafa Kemal'in süvarileri arasına katılır.
3 yıl boyunca Ege dağlarında savaşır ve yaraları iltihap kapar. Daha sonra Konya Hastanesi'ne gönderilen Yıldırım Kemal bir süre burada tedavi altında kalır.
Tedavi sırasında hastane bahçesindeki hazırlıkları görünce Büyük Taarruz'un başlamakta olduğunu anlar. Orduya katılmak istediğini söylese de doktorlar buna izin vermez. Daha sonra bir gece hastanenin penceresinden kaçan Yıldırım Kemal, yaralı haliyle Ardıçlı Köyü'ne ulaşır.
Bir köylüden aldığı at ile Afyon'a doğru yola çıkar. Köylünün elindeki kağıtta, Yıldırım Kemal'in el yazısıyla 'Ben ölürsem atın parasını babam verecektir.' cümlesi yazılıdır.
Süvari ordularının komutanı Fahrettin Altay'ın karşısına dikilip heyecanla şu sözleri söyler: 'İzmir'e en önde girmek isterim!'
Büyük Taarruz'un kazanılmasının ardından 9 Eylül günü İzmir'e giren süvarilerimiz sevinç gözyaşlarıyla karşılanırken, kalabalığın arasından bir adam at üstündeki her askere şu soruyu sorar.
- "Oğlumu gördünüz mü? Kemal adı, Yıldırım Kemal derler ona."
Askerler şu yanıtı verirler:
'Ne fark eder baba, üzülme. Hepimiz Yıldırım Kemal'iz.'