-
BIST 100
16159,06%-0,58
-
DOLAR
44,29% 0,23
-
EURO
50,84% 0,09
-
GRAM ALTIN
6893,07% 0,65
-
Ç. ALTIN
11465,56% 0,00
“Toprağını satan yaşayacak vatan bulamaz”
GenelBTP Başkanı Hüseyin Baş, “Bir memurun, bir esnafın, bir işçinin ev tutup kira ödemesi mümkün değil. Dolayısıyla, ‘ben nerede hayatımı idame ettiririm’ diye plan yapmaya başlıyor. Yani ülkeyi bizim insanımız terk etmek zorunda kalıyor. Boşalan yerleri de yabancılara toprak satışları şeklinde elimizden çıkarıyorlar. Bunun bir benzerini Filistin yaşadı. Topraklarını sattılar İsraillilere. Kendi vatanını para karşılığı devredenler şu anda yaşayacak vatan bulamaz hale geldi” dedi.Yurt gezilerini sürdüren Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın yeni durağı Niğde oldu.BTP’nin Niğde teşkilatıyla buluşan Hüseyin Baş yerel seçim konusunda atılacak adımları anlattı, gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı.

“Türkler göçe zorlanıp yerlerine yabancılar getiriliyor”
Bir memurun, bir esnafın, bir işçinin ev tutup kira ödemesi mümkün değil. İstanbul'da, Ankara'da, Bursa'da, İzmir'de, Antalya'da, Trabzon'da bir memur ev tutacak, bu evin kirasını ödeyecek, ödeyemez. Bir araba alayım dese alamaz, faturalarını zar zor öder. Hayatını idame ettiremediği bir noktada insanımız Türkiye'de. Dolayısıyla, ‘ben nerede hayatımı idame ettiririm, nerede yaşamımı devam ettirebilirim oraya gideyim’ diye plan yapmaya başlıyor. Yani ülkeyi bizim insanımız terk etmek zorunda kalıyor. Boşalan yerleri de yabancılara toprak satışları şeklinde elimizden çıkarıyorlar.

Bunun bir benzerini bundan yaklaşık 70 - 80 yıl önce Filistin yaşadı. Topraklarını sattılar İsraillilere ve bugün yaşanan durumlar ortada. Kendi vatanını para karşılığı devredenler şu anda yaşayacak vatan bulamaz hale geldi. Hepsi için üzülüyoruz, hepsi için biz de gayret ediyoruz. Tamam çok güzel ama, olayın biz de yaşamayalım diye sebeplerini de masaya yatırıp anlamamız gerekiyor. Türkiye'ye baktığınızda bundan çok da farklı olmayan, bunlara çok benzer bir durumla karşı karşıyayız, eş anlamlı bir süreci yaşıyoruz diyebiliriz.

“İktidar gerçeği anlatan insanların sesini kesmeye çalışıyor”
Bize düşen geleceğimize, çocuklarımıza, vatanımıza, devletimize, milletimize sahip çıkmak. Yaptığımız siyaset aslında bizim için hep söylüyorum bir tercih değil bir mecburiyet. Yani biz keyif olsun diye, siyaset yapmış olmak için siyaset yapmıyoruz. Günün bu sıcağında hadi iki kelam devlet işleri konuşalım diye toplanmıyoruz. Büyük problemler var ve bu büyük problemler hakikaten göstere göstere geliyor ama Türkiye'de siyaset, bu problemleri görmemek için elinden geleni yapıyor. Elinden geleni yapmakla kalmayıp bunun farkında olan insanların sesinin çıkmasının da önüne geçip buna engel olmaya çalışıyor. Bunların hepsini yaşıyoruz. Dolayısıyla mecbur olduğumuz bu siyaseti yapacağız ve öyle bir yapacağız ki insanlara bunu her ortamda her platformda, her şekilde anlatıp aktaracağız. Bu bizim vazifemiz. Çünkü BTP teşkilatları FETÖ ile bu ülkede ilk mücadeleye başlayan yapıdır. FETÖ'nün tehlikelerini, yaptığı yanlışları, ülkeye sızma faaliyetlerini, dini bozma faaliyetlerini Türkiye'de ilk ortaya koyan ve onlarla çetin bir mücadeleye giren Türkiye'deki ilk yapıyız. Buna Bağımsız Türkiye Partisi yapısı denir.
“Asıl hedef Türkiye’yi parçalamak diye kapı kapı dolaşıp anlattık”
FETÖ’nün yanısıra Irak savaşında, ‘yapmayın etmeyin’ diyen, Arap baharı denilen hikaye ile Suriye'ye girilip ve diğer bütün Ortadoğu ülkelerinin işgalinin önü açıldığı süreçte, ‘aman yapmayın, bakın bu işin sonu Türkiye'ye gelir, Türkiye'ye dokunur, buraları parçalamak isteyenlerin asıl hedefi Türkiye'yi parçalamak’ diye kapı kapı gezip anlatan BTP’dir. Türkiye'de yapılan referandumda, ‘Türkiye'nin üniter yapısı, Türkiye'nin demokratik yapısı, yönetim yapısı bozuluyor’ diye her yere gidip anlatan siyasi temsilciler sizlersiniz ve bizleriz.

“Siyasette yeni diye eskileri öne sürüyorlar”
Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak kurulduğumuz ilk günden beri Atatürkçülük, O’nun ilkeleri, Cumhuriyet, ülkenin çıkarları, milletin menfaatleri neyi emrediyorsa, neyi gerektiriyorsa o tarafta bulunduk. Dolayısıyla Türkiye'de böyle bir yapıyı istediğiniz kadar araştırın, istediğiniz kadar tarayın bulamazsınız. Bugün Türkiye'nin önüne yeniymiş gibi çıkan siyasiler dahi aslında eskiden beri Meclis koltuklarını dolduran, oralarda partilerde yetkin makamlarda olan insanlar. Bak, yenileri bile eskilerin içinden çıkarıyoruz ve bizim insanımız yeninin peşine gittiğini zannederken bile aslında eskinin peşinden gidiyor. Türkiye'de yeni olan farklı olan, denenmemiş olan tek bir siyasi yapılanma vardır O da Bağımsız Türkiye Partisi’dir.
“Devletin kıymeti kaybedince anlaşılır”
İnsanımıza gerçekleri anlatmak başta söylediğimi tekrar ediyorum bir tercih değil mecburiyettir, başka şansımız yoktur. Aksi halde bu vatanın elimizden nasıl kayıp gittiğini hepimiz izleriz oturduğumuz yerden.1900'lü yılların başında Osmanlı'daki herhangi bir vatandaşa bu devlet yıkılacak, yok olacak, parçalanacak deseydiniz O da size, ‘Hadi oradan’ derdi. Bak bu işler hiç anlamazsınız ufaktan ufaktan gelir gelir gelir bir bakmışsınız ne olduğunu bilmediğiniz bir sonuç… Aliya İzzetbegoviç, savaşçı mücadeleci bir insan, ‘devlet denen şeyin kıymetini, o kelimenin kıymetini onu kaybettiğiniz zaman anlıyorsunuz’ diyor. Böyle bir şey elimizde ama bu tehdit altında, bu kaybedilebilir! Bunun bekçisi kim, bunun mücadelecisi kim? Bizler olacağız ve bu mücadeleyi yaparsanız şunu göreceksiniz; Türk tarihte hiçbir zaman yenilmemiştir biz bu mücadeleyi yine kazanacağız.
Alsancakspordan büyük başarı, Fenerbahçe’yi elediler
CSA’ da İki etkinlikle Atatürk, bilim ve sanatla anıldı
Burdurlular kahvaltıda buluştu
Zekâ oyunlarıyla aile bağları güçlendi
Kendi toplayana karpuz bedava
Üzüm üreticileri Güney’den seslendi “Alın teri bu kadar ucuz olamaz”
Dodurga'da seracılıkta hedef 50 dekar ve 25 ton verim
Güney İlçesinde üzüm hasadı başladı
Köy-Koop başkanları Denizli’de buluştu
Balıkçılar balçığa saplanan leyleği böyle kurtardı
Zoroğlu, ‘Okula başlarken ailenin rolü hayati önem taşıyor’
Kaplan, ‘Kontrolsüz şarj üniteleri tehlike saçıyor’
Akaydın, ‘Aile hekimliğinin ayrı bir sözleşme masası olmalıdır’
Desibelin efendisi Enes Kuru Çameli’de gönülleri fethetti
Denizli’de el sanatlarına vali desteği
Derviş Evi İtalyan basınında
Yörüklerden, 17 Ağustos’un 26. Yılında depreme karşı bilinç çağrısı
Denizli’de binlerce öğrenciye hem hediye hem farkındalık
Çocuklarda çene ve diş gelişimine dikkat
DEHAD Başkanı Akaydın “Hasta sağlıklı olduğu için hekim cezalandırılır mı?”
Denizli’de Kur’an Kursu öğrencilerinden şehide vefa
Efsan Makina ve Diva Envitec’ten stratejik ortaklık
Desibelin efendisi Enes Kuru
Afatoğlu, "Anayasanın temel taşlarıyla oynamak milli birliğe tehdittir"
Doktor Barım, ‘Emzirme, sadece beslemek değildir’
Anne ve çocuklar maske boyama atölyesinde buluştu
Abaş Sülalesi 21. kez Çayırlı’da buluştu
Tripolis Hotel&Spa, 2026'da dünya turistlerini ağırlamaya hazır
Pamukkale’de diziyi izleyen kursa koştu
Denizli’de Yörük kültürü merkez parkta hayat buldu
Yükleniyor



